Genital & Bağırsak Mantarı (Candida)

Home / Genital & Bağırsak Mantarı (Candida)

 

Tüm hakları medprevent.gmbh aittir.Sitemizde sadece bilgilendirme amacıyla yayınlanmaktadır.

Günümüzde katkı maddeleri ihtiva eden şeker ve beyaz unlu mamüllerden oluşan beslenme şeklinin yaygın hale gelmesi, kortizon ve antibiyotik türevlerinin fazlaca kullanılması sonucunda bağırsak florasındaki faydalı bakteriler olan probiyotik ve probiyotiklerin dengesi bozulmaktadır. Bu duruma bağlı olarak da sindirim sistemi hastalıkları daha sık gözlemlenmektedir.

Sindirim sisteminin bozulması organizmada pek çok hastalığın oluşmasına zemin hazırlar. Bu hastalıklardan biri olan Kronik Candida Mantarı hastalığı özellikle antibiyotik kullanan ve kötü beslenen bir çok kişinin sorunu haline gelmiş bulunmaktadır. Özellikle endüstriyel hazır gıdalarla beslenen tüm gençler ve sezeryan doğumla dünyaya gelen bütün bebekler kronik mantar hastalığına yakalanma riski altındadır.

Normal bir bağırsak florasında ortalama 100 katrilyon 1500 gr ağırlığında faydalı bakteri bulunur. Bu faydalı bakterilerin görevi mikro sindirimin tamamlanmasıdır. Faydalı bakterilerin yanlış beslenme ve antibiyotik kullanımı sonucu zarar görmesi, bağırsak florasını ve vajinal florayı bozmakta ve “Candida Albicans” gibi mantar türlerinin aşırı çoğalması ile sonuçlanmaktadır.

2008’den sonra yapılan yeni araştırmalarla bu durumun kalıcı olabildiği ve doğal floradaki bozulmanın kadınlarda genital mantar ve enfeksiyon sonucu kısırlık ve hormonal bozulmaya yol açtığı, her iki cinste ince bağırsak florasının tamamen tahrip olmasıyla sonuçlanabildiği anlaşılmıştır. Müdahalenin geç kalındığı nadir ilerlemiş vakalarda ise ameliyatla enfekte olmuş bağırsak bölümünün alınması gerekebilmektedir.

Mantarın Çoğaldığını Gösteren Belirtiler:

  •  Kadınlarda genital bölgede kaşıntı ve akıntılar, sık mesane enfeksiyonu, erkeklerde prostatit
  •  Giderek artan nefes darlığı, astım nöbetleri (mantarın akciğere bulaştığının göstergesidir)
  •  Bağışıklık sisteminde zayıflama, buna bağlı enfeksiyon artışı
  •  Sürekli tekrarlayan düzensiz burun tıkanıklığı, alerjik rinit
  •  Mide asidinin azalmasına bağlı oluşan hazımsızlık
  •  Mantara bağlı mikotoksin zehirlenmesiyle migren, panik atak davranışlar ve sinirlilik hali
  •  Sık tekrarlayan ve değişen kabızlık veya ishal durumu
  •  Genel enerji düşüklüğüne bağlı cinsel istekte azalma
  •  Akne, sivilce artışı, saç dökülmesi ve saçlarda yağlanma
  •  Ayak-el tırnaklarında ve kasıkta mantarın varlığı
  • Depresif bir hal ve uyuşukluk, konsantre olamama, unutkanlık
  • Sindirim sorunları ve sık gaz oluşumu
  • Mantarın bağırsaktaki şekeri tüketmesiyle artan şeker isteği buna bağlı karbonhidrat veya mayalanmış gıdalara aşırı istek duyma
  • Karındaki gazın diyafram kasını akciğerlere iterek baskı sonucu oluşan nefes darlığı
  • Dilde ve dişte yapışkan beyaz tabakalar
  • Alkol kullanılmadığı halde ağızda alkol kokusu
  • Alerjik astım, egzema, polen alerjileri ve yoğun kaşıntılar
  • Eklem ve kas ağrıları fibromiyalji (yumuşak doku romatizması)
  • Kalpte sıkışma hissi
  • Mantarın pankreas ve safra karaciğer enzimlerini azaltmasıyla birlikte sindirimin eksik olmasına bağlı olarak gaitada yağlanma, ağır koku ve sindirilmemiş yapılar.

Mantar Oluşumuna Zemin Hazırlayan Etkenler:

  • Güçlü bir antibiyotik veya kortizon kullanmış olmak
  • Katkı maddeli ve işlenmiş hazır gıdaların kullanılması, fast food
  • Uzun dönemli anti asit ilaç kullanımı
  • Whey protein gibi hazır sporcu içecekleri kullanımı
  • Doğum kontrol hapları, erkeklerde steroid kullanımı
  • Hepatit ve AIDS gibi hastalıkların varlığı
  • Tip 1 ve Tip 2 diyabet hastası olmak
  • Bağışıklık sistemi zayıflıkları (Aids, Ms gibi)
  • Uzun yıllar klorlu su içilmesi 1
  • Ağır metallere bağlı bağışıklık sistemi yetersizliği (örneğin civalı amalgam diş dolguları
  • Yoğun et tüketimine bağlı parazit aktivitesiyle gelişen mantar
  • Uyuşturucu kullanımıyla gelişen sindirim bozukluğuna bağlı mantar gelişimi
  • Yoğun küf barındıran ortamlar da yaşamış olmak. Eski kitaplar, eski yatak ve eski halı ve mobilyalar yoğun küf barındırır ve bağırsak florasını bozabilir. Özellikle bazı astım türlerinim oluşmasının en büyük sebebi kapalı ve küflü ortamlarda yaşamaktır.
  • Kimyasal temizlik ürünlerine maruz kalmayla oluşan bağışıklık sistemi sorunları (örn; çamaşır suyu, sıvı sabunlar,bulaşık kremleri vs)
  • Sezaryen doğuma bağlı bebeklik çağından itibaren bağırsak florasının sağlıksız olması
  • Yoğun stres (Stresin yoğunluğu hücre içi iyon kanallarının işleyişini bozarak her türlü kronik hastalığa yol açabilir)
  • B 12 eksikliğine bağlı sindirim bozukluğu tek başına candida hastalığına yol açabilmektedir.

UYARI: Bir kaç belirtinin varlığı mantar ihtimalini düşündürebilir.

Bağırsak mantarı nasıl oluyor da kronik sindirim sistemi hastalıklarına yol açabiliyor?

Çok detaylı bir konu olmakla birlikte özetlersek mantar;ince bağırsaktaki un, karbonhidrat, şekeri etil ve metil alkol gibi çok zehirli kimyasallara dönüştürür. Kana karışan bu kimyasallarla organizma içten içe zehirlenmeye başlar ve zamanla durum daha da ağırlaşır. Mantar çoğaldıkça doğal faydalı bakterileri kolonisinin azalmasıyla besinler uygun şekilde yeteri kadar sindirilemez. Sindirimdeki bozukluk bedenin esansiyel mineral ve vitaminlerden faydalanmasını engellemektedir.

Mantarın şekeri kullanmasıyla ortaya çıkan toksik yapılar endokrin hormon sistemini bozarak, astıma ,burun tıkanıklıklarına,mide ve safra salgılarının zayıflamasına, sindirim güçlüğüne,bağışıklık sistemi hastalıklarına ve alerjiye yol açar. Mantarın ürettiği toksik maddeler beyin fonksiyonlarını bozarak sersemlik, baş dönmesi, unutkanlık, depresyon, uyku bozuklukları gibi farklı şikayetleri yol açabilmektedir.

Candida Mantarı tarafından salgılanan gliotoksin hormonu vücudun bağışıklık sistemini bozarak zamanla kısır bir döngüye yol açar. Bu durum da mantar enfeksiyonu kronik bir hal alarak tüm bedene yayılır. Candidanın salgıladığı “Asetaldehid” maddesi kırmızı kan hücrelerin işlevini bozarak dokulara oksijen taşınmasını azaltır bu durumda beyinde ve özellikle dalakta problemler oluşur.

 Mantar Hastalığında Koruyucu Önlemler

  • Mantarın aşırı çoğalmasına yol açan gıdalar diyetten çıkarılmalıdır. Her türlü hormonlu et ürünü ve işlenmiş et ürünleri, özellikle hormonlu tavuk ve suni balıklar, hormonlu kırmızı etler.
  •   Beyaz un ve mamülleri, basit karbonhidratlar hızlı şekere dönüştüğü için kullanılmamalıdır. Beyaz pirinç ve mamülleri
  •  Tam tahılların kullanım günde 1-2 dilimi geçmemelidir. Zira glutensiz tahıllar veya tam tahıllarda yüksek miktarda şekere dönüşen karbonhitrad vardır. Not: esmer pirinç aşırıya kaçmadan kullanılabilir.
  •   Şekerli ve asitli gıdalar gazoz ve hazır meyve suları beslenme planınızda olmamalıdır
  •   Alkol ve tütün ürünleri (özellikle bira)
  •   Mayalanmış ürünler, mayalı ekmek ,peynir, hazır yoğurt gibi  (Not: Organik yoğurt ve kefir az miktarda kullanılabilir)
  •   Yer fıstığı, kavun ve diş macunu yoğun küf barındırır dolayısı ile tüketilmemelidir. Not: Diş macunu beyin hücrelerini tahrip ederek özellikle unutkanlığa yol açabilmektedir. Bu yüzden organik, kimyasal madde ve floroid içermeyen diş macunları tercih edilmelidir.

Günlük 45 dakika ve üzeri spor yapılması mantar tedavisinde hiç bir zaman geçiştirilmemesi gereken bir kuraldır. Uzun yürüyüşler ve parmak uçlarında yapılacak 15 dakikalık hafif zıplama egzersizleri lenf sistemini uyararak bağışıklık sistemini güçlendirir. Yürüyüşler özellikle bağırsak hareketlerini hızlandırması açısından önemlidir.

Diyetle belirgin iyileşme belirtileri için 3 ile 6 ay arasında zaman gereklidir. Tam iyileşme için bağırsak florasının yenilenmesi için gerekli olan zaman ortalama 2 yıldır.

Sindirim Enzimlerindeki Azalma;

Çoğu mantar enfeksiyonunda hazımsızlık gelişerek mide asidi azalmaya başlar. Özellikle A kan gurubunda mide asit miktarı diğer kan guruplarına göre daha azdır. Bunun için sabahları öğünlerden önce bir bardak suya yarım limon sıkılarak içilir. Bir saat boyunca gıda alınmaz böylece mide asidinin üretimi artar.

Hazımsızlığın şiddetli olduğu durumlarda Pankreas preparatları ve probiyotiklerin oluşturduğu enzimler ile sindirim ve emilim bozuklukları azaltılabilir. Sindirim salgıları azaldığı için her öğün miktarı bir avuç içi ölçeğini geçmemelidir. Zamanla tam sindirimin gerçekleşmesiyle vitamin, mineral, amino asit ve diğer besin unsurlarının emilimi sağlanarak sindirim sorunları düzelir.

Mantarın tekrarlamaması için ayak ve el tırnaklarındaki mantarlar tedavi edilmelidir.

Yasaklı gıdalara ilişkin listeye istinaden yeterli protein alamama kaygısı duymanız yersizdir. 200 gr fındık veya ceviz başka  hiçbir gıda almadığınız taktirde bile 70 gr günlük protein ihtiyacınızı karşılayacaktır.

Tedavi sürecine bütüncül yaklaşmanız iyileşme süreci için önemlidir. Diğer sağlıklı beslenme ilkelerinide hayatınıza geçirmenizde büyük fayda vardır.

Klasik tıp yaklaşımıyla bağırsak florasını incelemek pahalı ve çok zahmetli bir iş olduğundan hekimler genellikle Candida testine yanaşmazlar. Gaita örneklerinde ve kan testlerinde her zaman Candida mantarına rastlanılmaması ayrıca sorundur. İnce bağırsak görüntüleme sistemi olan kapsül endoskopi maliyetleri 4-6 bin tl civarındadır. Bununla birlikte tıp uygulamalarında candida mantarı için ayrıntılı diyet tavsiyesinin verilmemesi şaşırtıcıdır.

Önemli Uyarı: Sentetik anti mantar ilaçları bir çok doktorun teyit ettiği gibi ilerleyen dönemlerde tedavide geri dönüşü olmayan özellikle sindirim sistemi sorunları olmak üzere bir çok iç hastalıklara yol açmaktadır.

Bu konuyla ilgili Prof. Dr. Kenan Demirkol’dan bir alıntı;

”Maalesef birçok hekim çoğu zaman gerekmediği halde her enfeksiyon için antiyotik kullanmaktadırlar. Antibiyotikler koruyucu probiyotikleri tahrip ederek, üremesi daha önce sıkı kontrol altında olan mantarların aşırı bir şekilde artmasına neden olurlar. Antibiyotikler kullanıldığında bağırsaktaki bakteriler 1000 kat azalarak, 100 trilyondan, 100 milyara kadar inebilirler. Antibiyotikler faydalı bakterileri öldürünce mantar ve mayaların üremesi de hızlanır; normalin 130 kat kadarına çıkabilirler. Antibiyotikler zararlı bakteriler ve mantarlar üzerine etki etmezler, tam tersine onların üremelerine yardımcı olurlar. Bir kür antibiyotik bile faydalı bağırsak bakterilerinin neredeyse tamamını tahrip edebilir. Bunlar olmayınca kötü bakteriler ve mantarlar bağırsağı istila ederler. Her antibiyotik kullanılmasında hastaların daha da kötü hale gelmesinin nedeni budur.”

Candida mantarının ince bağırsak, kalın bağırsak karaciğer, genital bölge veya akciğeri etkileyip etkilemediği bölgesel olarak taranmalıdır.
Çoğu zaman ince bağırsak mantarı enfeksiyonu diğer hastalıklarla karıştırılabilmektedir. İbs, rektum kanseri, kolit, Crohn gibi farklı hastalık tespitleriyle birlikte, besin alerji testi kan gurubuna göre uygun protein cinsleri belirlenip kişiye özel faydalı ve zararlı besin listeleriyle birlikte Candida diyeti uygulanır.
 

Mantar enfeksiyonu iyileşme sürecine takiben bağırsak florasında bozulan faydalı bakterilerin yerine koyulması iyileşme süreci için gereklidir. Birçok durumda bütüncül tanı koyulmadığı için diyetle tedavi mümkün olmamaktadır. Bu durumda doğal flora düzenleyici Prebiyotik, Probiyotik , Dna-Rna sentezi yapan ortomoleküler yapılar, farmakolojik anti mantar ürünleri, sıvı negatif iyonlar belirlenmektedir.