Ağır Metal Zehirlenmesi

Home / Ağır Metal Zehirlenmesi

Tüm hakları medprevent.gmbh aittir.Sitemizde sadece bilgilendirme amacıyla yayınlanmaktadır

Günlük hayatımızda ağır metal birikimine maruz kalmamak nerdeyse imkansız hale gelmiştir. Kirlenmiş topraklar, sanayi atıkları ve kontamine gıda, kontamine içme sularına, egzoz gibi hava kirleticilerine doğrudan veya solunum yoluyla maruz kalınmaktadır.

Meyve, sebze, tahıl, balık ve kabuklu deniz ürünleri de dahil olmak üzere tüm gıda kaynakları, toprak, hava ve su çevredeki metallerin birikimi ile kontamine olabilir. Bu tür zehirler, böcek ilaçları, mantar ilaçları ve petro-kimyasal olarak toksik inorganik bileşikler şeklinde gıdaların yapısında bulunur.

Gündelik ev yaşamında ise ağır metal içeren dental amalgamlar, sigara kullanılması, petrol ürünleri, çelik tencere, kalitesiz çatal, yemek kapları,aliminyum folyolarla yemek pişirmek, deodorantlar, saç boyaları, kozmetik ürünleri, metal gıda kapları, fotokopi yazıcı gibi ofis malzemelerindeki toner parçacıkları, marangozluk mesleğinde kullanılan kimyasallar, temizlik ve diğer ev ürünleri gibi pek çok kaynaktan ağır metal zehirlenmesine maruz kalınıyor.

Bu ağır metal içeren maddeler şunlardır;

– Koku Gidericiler; Oda deodorantlarının çoğu hiçbir şekilde havadaki kötü kokuları yok etmezler. Bazıları rahatsız edici kokuları, hoş kokularla örtmeye çalışır, bazıları da burun yollarını yağlı bir tabakayla kaplayıp koku alma duyumuzu engelleyen bir kimyasal yayarlar. Oda deodoratlarında bulunan kimyasal maddelerden bazıları naftalin, fenol, kresol, etanol, ksilen ve formaldehit’tir.

– Bulaşık deterjanları; Çoğunda yüksek düzeyde fosfat ve klor bulunur. Solunum zorluğu, göz yanması, yorgunluk ve baş ağrısı gibi belirtilere yol açabilir. Ana maddeleri de petrol kaynaklıdır ve içlerinde çeşitli kimyasal katkı maddeleri, sentetik esanslar, kokular ve renklendiriliciler bulunur.

– Çamaşır deterjanları; Doğal ortamda ayrıştırılıp geri kazanılmayan malzemeler; fenol, amonyak, naftalin ve diğer zararlı kimyasal maddeleri içerirler. Çamaşır ve bulaşık deterjanlarının performansını artırmak ve suya yumuşaklık vermek için kullanılan fosfat çevre ve insan sağlığına çok zarar vermektedir.

– Ağartıcılar; İçlerinde sodyum peroksit, sodyum perborat veya sodyum hipoklorit gibi maddeler bulunur ve hepsinin irritan etkileri vardır. Deride ve gözde irritasyona, ağız ve yemek borusunda yanıklara neden olurlar.

– Bulaşık makinası parlatıcıları: Sitrik asit ve beraberinde koku maddeleri içeren pH’sı 2,5 olan irritan maddeler bulunur. Baş ağrısı, burun akıntısı, öksürük, nefes darlığı ve göğüs ağrısına neden olurlar.

– Lavabo ve tuvalet açıcıları; Ana maddesi, cildi eritip geçebilecek özellikte aşındırıcı bir madde olan asittir. Yanlışlıkla yutulursa iç dokuları yakarak özafagus, mide ve bağırsak sistemine zarar verir.

– Mobilya cilaları; Bu cilalarıda kullanılan fenol deriye temas ederse, şişme, soyulma, yanmaya neden olup kurdeşen ya da sivilceler oluşturabilir. Dahili olarak çok az miktarda bile alınması dolaşım sisteminin çökmesine, çırpınma, soğuk ter, koma ve ölüme neden olur.

Mobilya ve yer cilalarında sık sık karşılaşılan diğer kimyasallar ise nitrobenzen (çok zehirli), akrilonitril, amonyak, deterjanlar, yapay kokular, nafta ve damıtılmış petrol ürünleridir.

– Cam ve ayna temizleyiciler; Çoğu su, amonyak ve biraz mavi boya karışımından başka bir şey değildir. Amonyak içeren cam temizleyicileri fazlasıyla tahriş edici gazlar yayar ve kazara göze püskürtülürse zararlı olabilir.

– Halı temzileme şampuanları; Birçoğunun aktif maddesi, genellikle leke çıkarıcı olarak da kullanılan bir çözücü olan perkloretilen’dir. Bu madde kanserojen olarak bilinir ve hemen görülebilen etkileri sersemleme, baş dönmesi, uyku hali, mide bulantısı, titreme, iştah ve oryantasyon kaybı olabilir. Uzun dönemli maruz kalma sonucu karaciğer ya da merkezi sinir sistemi zarar görebilir. Yine insanlar için kanserojen etkilerinden şüphelenilen naftalin, etanol, amonyak ve deterjanlar bulunabilir

– Küf temizleyiciler; Deriyle teması ve solunması durumunda zararlı, yutulması durumunda ise ölümcül bile olabilecek fenol, kerosen, pentaklorofenol gibi kimyasallar ve pestisitler bulunur. Bu ürünlerde göz, boğaz, deri ve ciğerler için tahriş edici olan ve insanlarda kanser yapıcı etkilerinden şüphelenilen formaldehit de bulunabilir.

Bazı kimyasalları özellikleri;

– Diethanolamine,  Nemlendiriciler içinde bulunan  (DEA) ve triethanolamine (TEA), tek başlarına kanser yapıcı özellik göstermezler. Ancak, nitrit içeren ürünlerle bir araya geldiğinde kanser yapıcı olabilirler.

– Formaldehit, tırnak cilası, şampuan, sabun ve deri kremlerinde yer alır. Bu yüksek tahriş edici ajan, deriden emildikten sonra alerjik reaksiyonlara, baş ağrısına ve hatta astıma neden olabilir. İçerik listesinde sıklıkla adı “formalin” diye ifade edilir. Japonya ve İsviçre’ de kozmetik amaçlı kullanımı yasaklanmıştır.

– Propylene Glycol (PEG), güneş kremleri, ruj ve banyo malzemelerinde yer alır. Endüstride anti-freeze olarak kullanılan maddenin içeriğinde de yer alır. Nemlendirici özelliği nedeniyle ürünlerin kurumasını önlemek amacıyla kullanılır. Ancak karaciğer ve böbrek üzerinde zararlıdır, deri ve gözü tahriş eder. Yüksek miktarda alındığında merkezi sinir sisteminde sorunlara yol açmaktadır. Bunun yerine gliserinli veya sorbitollü ürünler tercih edilebilir.

– Sodium Lauryl Sulfate (SLS), banyo köpüklerinde, diş macunlarında, şampuanlarda ve losyonlarda bulunur. Gerçekte bir makina yağıdır. Bu deterjanın beyine, kalbe ve karaciğere kolaylıkla girdiği ve bağışıklık sistemini bozduğu gösterilmiştir. Gözde tahrişe, deride döküntülere ve alerjik reaksiyonlara neden olur.

– Talk, makyaj ve vücut pudralarında bulunur. İşleme esnasında bir dizi eser minerallerden arındırılırken asbest ile benzer özellikte olan küçük lifler ayrılmaz. Akciğer hastalıkları yapabileceği ve eğer genital bölgede kullanılırsa başta kısırlık olmak üzere üreme bozuklukları yapabileceği bilinmektedir. Yumurtalık kanseri ile ilişkilendirilmiştir.

– Mineral yağ, makyaj temizleme solüsyonları, ruj ve losyonlarda yer alır. Petrol türevi olan bu madde gözeneklerin tıkanmasından kansere kadar birçok durum ile ilişkilendirilir. Yoğunluğu, derinin nefes almasını engeller.

– Methyl Methacrylate, tırnak bakım ürünlerinde bulunur. Mantar enfeksiyonlarına ve tırnakta deformitelere neden olur. Uzun süreli maruz kalınmalarda, göz, deri ve akciğerleri tahriş edici eder, böbrek ve karaciğer fonksiyonlarını bozar ve üreme problemlerine yol açar.

– Fitalatlar, tırnak cilası, saç spreyi ve losyonlar içinde bulunur ve kremsi, ipeksi dokuyu sağlarken plastiğe de esnekliği kazandırır. Bazı fitalatların kanserojen olduğu, karaciğer, akciğer ve üreme organları üzerinde zararlı etkilerinin olduğu bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir. Aynı zamanda doğmamış erkek çocuklarının cinsiyet gelişiminde de olumsuz etkileri vardır. Kozmetiklerde bulunan iki fitalatın (dibutyl ve diethylhexyl), Avrupa Birliği ülkelerinde kullanımı yasaklanmıştır.

 Parabenler, raf ömrünü uzatıcı olarak kullanılır. Makyaj temizleme losyonlarında bulunur. Kozmetik ürünlerinde propylparaben, methylparaben ve buthylparaben birlikte kullanır. Vücutta östrojeni taklit eden madde olarak bilinir. Hormonal etkileri artıran kimyasal maddelerin kullanılması, özellikle öströjen hormonuyla artan göğüs kanserinin yaygınlaşmasına sebep olmuştur. Göğüs dokusundaki yoğun yağ oranı, vücuttaki toksik maddelerin burada yoğunlaşmasına ve göğüs kanserinin en yaygın kanser çeşidi olmasına sebep olmaktadır. Erkek üreme fonksiyonlarında da olumsuz yan etkiler vardır.

 Triklosan, diş macunlarında, sabunlarda, şampuanlarda ve ev temizlik ürünlerinde kullanılır. Bu kimyasal, son derece karsinojen olup çok az bir miktarı bile vücuda alındığında soğuk terlemeler ve dolaşım sorunları gelişebilir.

– Alüminyum, deodorantlarda yer alır. Meme kanseri gelişimine neden olabilir.

– Phenylenediamine, saç boyalarında bulunur. Karsinojen olabilir.

Ağır Metal zehirlenmesi birçok sağlık sorununun altında yatan nedenlerin başında gelmektedir. Ciddi yan etkileri azalan büyüme ve gelişme gerilikleri, kanser, organ hasarları, sinir sistemi hasarı ve metal birikimin aşırı hallerinde ölümle sonuçlanır.

Düşük seviyelerdeki ağır metal birikimleri bile zihin ve beden sistemini bozabilir. Çoğu vakada rahatsızlıklar kronik hale gelinceye kadar etki mekanizmasının fark edilmediği unutulmamalıdır. Civa ve kurşun gibi bazı ağır metaller kişinin bağışıklık sisteminin kendi hücrelerine saldırmasına sebep olan otoimmün sorunlardan romatoid artrit, böbrek, kalp ve dolaşım sinir sistemi gibi hastalıklara yol açabilir.

Genellikle insan zehirlenmesiyle bağlantılı ağır metaller;

Kurşun, civa, alüminyum, arsenik, nikel ve kadmiyumdur

Bakır ve çinko gibi diğer ağır metaller, küçük miktarlarda vücut için gerekli olup daha büyük dozlarda toksik etki gösterir.

Ağır metallerin kaynakları Atık yakma; madencilik ,sanayi üretim atığı, ev sıhhi tesisat ve eski ev boyalarındaki kurşun, kömür yakma tesislerinden kaynaklanan emisyon, otomobil emisyonları, döküm ve diğer sanayi tesisleridir.

Ağır Metallerin, Alzheimer, Parkinson ve ALS gibi dejeneratif hastalıkların en önemli sebebi olabileceği yeni araştırmalarla anlaşılmaya başlanmıştır. Özellikle civa, Arterler, ateroskleroz, damar sertliği, kronik kulak çınlaması, periferik nöropati, yüksek kan basıncı ve dolaşım sorunlarına yol açmaktadır. Diş dolgularında kaynaklı civaya maruz kalmak pek çok nörolojik bozukluk, demans ve hatta ölüme neden olabilecek sonuçlara yol açabilir.

Kablolu kulaklık kullanılmayan cep telefonu görüşmelerinde amalgam dolgulardan metal salınımı yüzlerce kat artmaktadır.

Amalgam diş dolgusu kaynaklı civa zehirlenmelerinde cinsel sapmalar ,libido eksikliği ve kısırlık görülebilmektedir.Doğada leylek balık ve panterler de ağır metale maruz kalarak cinsel sapmaların gözlemlenmesi bu duruma iyi bir örnektir.

Bedenin ağır metallerle olan bu mücadelesine yardım etmenin tek yolu vücuttan zehirli ağır metallerin uzaklaştırılması ve tekrar maruz kalma ihtimalini ortadan kaldırmaktır.

Ağır metallerle temas noktalarını azaltmak için bazı önlemler şunlardır:

  • Seramik cam ve toprak tencere kullanımı
  • Seramik ve bambu Bıçaklar
  • Porselen yemek kapları
  • Alüminyum içermeyen deodorantlar
  • Derin doku masajları
  • Amalgam / gümüş dolguların kompozit dolgularla değiştirmek
  • Bitki esaslı, alüminyum ve kurşunsuz makyaj malzemeleri ve hijyen ürünleri

Gıdalarla Yapılacak Ağır Metal Detoksu İçin Takviyeler Şunlardır: (Her Bir Yapı Farklı Türde Ağır Metali Bağlamaktadır)

  • Hirudo sülük tedavisi
  • Chlorella yosunu
  • Spirulina yosunu
  • İyonize ayak detoksu
  • Mavi Yeşil su yosunları
  • EDTA şelasyon tedavisi
  • Taze Kişniş
  • Bentonit &Zeolit
  • Tıbbi Sülük tedavisi birçok ağır metali bağlar
  • Yeşil yapraklı bitki sularıyla yapılacak oruçlar

Diş dolgularından kaynaklanan ağır metal birikimi ve metal köprülerin organizmada toksik alerji etki yapıp yapmadığını, organlardaki ağır metal yükü, lenfatik sistemdeki ağır metale bağlı toksik birikim gibi farklı etkenleri tespit edilmelidir.

Paladium, civa ve kadmiyum gibi farklı yapıda olan ağır metallerin tespit edilerek uygun ağır metal bağlayan ortomoleküler ürünler belirlenmelidir.