Sağlıklı Beslenme

Sağlıklı Beslenme

İyileşmenin temeli ilaç kullanımından daha çok, doğru ruhsal yapıda olmak ve dengeli beslenmedir. Bu bağlamda bu yazıda beslenme kısmıyla ilgili sağlığı destekleyen koruyucu ilkelere değinilecektir.

Hayatınıza katacağınız sağlıklı gıdaları sevmedikçe yüksek fayda sağlayamazsınız. Eğer bir gıdayı tüketirken sıkıntı ve tatminsizlik yaşıyorsanız beden stres altına gireceğinden faydadan çok zarar görürsünüz. Bu nedenle aşırıya kaçmadan size haz veren gıdaları ölçülü tüketmeniz doğru bir seçim olacaktır.

İlk kural hiç bir şekilde beklemiş gıda alınmamasıdır. Öyle ki bir gıdanın kabuğu yoksa ve soğuk olmayan bir ortamda 1-2 gün boyunca bozulmadan kalabiliyorsa bu gıdalar niteliksiz sadece kalorili boş gıdalardır. Örneğin marketlerdeki aylarca bekleyip bozulmayan gıdalar gibi..

Sağlıklı Gıdalar:

Örnekler; kabuklu meyveler, kabuklu çiğ kuru yemişler, çiğ sebzeler ve az pişmiş zeytin yağlı sebzeler, arpa, kara buğday, yulaf ve kepekli pirinç gibi tam tahıllar, bakliyatlar, deniz mahsulleri, yumurta vs.

  • Doğal olmayan hormon ihtiva eden hiç bir et ürününün kullanılmaması parazit oluşmaması için en iyi önlemdir. Hormonlu doğal olmayan et tüketimi yüksek beden sıcaklığına yol açtığından her türlü bağırsak parazitinin üremesi için uygun zemini hazırlar. Bağırsak parazitleri bütün beden sağlığını bozacak kadar ciddi bir sorundur.

Not: Derin deniz balıkları ve büyük balıklar çok az tercih edilmelidir. Büyük balıklarda ağır metallerden civa ve kadmiyum bulunmaktadır. Bu nedenle kontrollü tüketilmelidir. Temiz olmayan denizlerden sağlanan ürünler toksik ve hormonal etki göstererek balıklarda cinsiyet değişimine dahi yol açabilmektedir. Kanalizasyon sistemiyle denizlere ulaşan doğum kontrol hapları, deniz mahsüllerinin tüketilmesiyle özellikle erkek çocuklarda cinsiyet gelişimi bozukluklarına yol açmaktadır.

  • Beklemiş gıdalar ve tekrar ısıtılan gıdalar, buzdolabında muhafaza edilen gıdalarda çok sağlıksızdır. Beklemiş gıdadan kasıt ev yemeklerinden arta kalanlardır. Altı saat boyunca bekleyen bir gıdada sindirim sistemindeki faydalı bakterilerin fonksiyonunu bozacak kadar zararlı bakteri üremektedir.

Zararlı bakterilerin bağırsakta bu şekilde çoğalması kilo alımına yol açabilmektedir. Bağırsak florasının yabancı bakterilerce istila edilmesi daha çok yağ sentezlenmesine yol açar. Yeni araştırmalar insan bedeninin % 98 bakteri olabileceği yönündedir. Bu bakterilerin büyük bir kısmının kuantum ölçeğinde olduğu düşünülmektedir.

Beklemiş gıda ile beslenerek bağırsaklarda zararlı bakteri miktarını çoğaltmış olursunuz. Bu bakteriler bedende asidik bir ortam oluşturarak yağ hücrelerinin içine hapsolur. Beden her türlü toksik zehirli madde ve bakterileri, koruma mekanizması olarak, bedenle zararlı madde arasında yastık görevi yapan yağ tabakası sentezleyerek sağlar. Ne kadar zararlı ve beklemiş gıda alınırsa organizma yapay bir şekilde orantısız yağlanmayla kilo almaktadır.

Beklemiş gıdalardan kaçamıyorsanız kötü bakterilerin etkisi azaltmak için limon, zencefil, sirke gibi antiseptik gıdalar ve ara sıra az miktarda iyi pişmiş sarımsak yemeklerle birlikte tüketilebilir. Özellikle beklemiş gıda alımının ardından içilen bir bardak kefir, boza, yoğurt gibi ürünler bu bakterilerin zararını etkili oranlarda azaltır. Öğünlerden sonra alınan bir bardak kefir prebiyotik ve probiyotik gibi mikro organizmaların sindirimi hızlandırması ile hazmı da kolaylaştırmaktadır.

  • Et yemeklerinin yanında tüketilecek en sağlıklı tercih sebze yemekleridir. Sebzeler her türlü gıdayla uyumlu bir kombinasyon oluşturur. Aynı zamanda et ürünlerinde oluşan yoğun azot sebze tüketimiyle bedenden uzaklaştırılır. Yoğun et tüketimiyle bedende biriken azot idrarda yüksek ürik asite yol açarak bedendeki toksik madde seviyesini yükseltir. Et tüketmeyen insanların idrarlarında ürik asit çok az olduğu gibi idrar rengide şeffaftır. Bu nedenle sadece balık tüketimiyle gerekli olan EPA VE DHEA elzem yağ asitlerinin karşılanması daha sağlıklıdır.
  • Akşam 19.00’dan sonra gıda tüketimine son verilmelidir.

Çinlilerin bir ata sözünde “akşam yemeğinizi düşmanınıza verin” denir.

Geç saatte alınan gıdaları sindirmeye çalışan sindirim sistemi, dinlenme ve onarım işlemini yapamamakta ve günden güne hızlı bir şekilde yaşlanmaktadır.

  • Akşam yemeğinden önce içilecek yeşil çay çok güçlü bir yağ yakıcı etki gösterir. Siyah çay demir emilimini engellediğinden her zaman yemeklerden 2 saat sonra içilmelidir.

Yeşil çay 7 dakika, siyah çay 12 dakikadan fazla demlenmemelidir. Bu Japon kültüründe uygulanan tein ihtiva eden yeşil çay demleme yöntemidir. Türk yöntemi olarak bildiğimiz uzun süreli demlenmiş yeşil çay ve geleneksel siyah çay tanen bileşiklerince yoğundur. Tanen bileşiği deri sanayisinde tabaklama işlemi için kullanılmaktadır. Deri tabaklama işleminde yapıldığı gibi tanen bileşiği bağırsak mukozasını da kurutur. Bu sebeple uzun süre demlenmiş siyah çay tüketilmesi mide ve pankreas rahatsızlıklarına ve alerjiye yol açar.

  • Metobolizmanızı hızlandıracak ve böylece daha fazla kalori yakmanıza yol açacak gıdalar şunlar:

Sabahları kahvaltıyla birlikte havanda döğülmüş bir tatlı kaşığı çörek otu mümkünse bir miktar balla karıştırılmış. Yeşil çay ve kambucha çayı, mate çayı,Türk kahvesi.

Not: Mide hassasiyetiniz varsa çörek otu yerine çörek otu yağı kullanılabilir.

Not : Reflü problemi yaşayanların sarımsak soğan ve kahveyi ölçülü kullanmaları gerekir. Çiğ sarımsak beyin kan bariyerini aşabildiği için toksik zararlı etki gösterir. Anti septik olarak virüslere karşı kullanılmasının dışında çoğu zaman pişirilerek kullanılması gerekir. En uygun sarımsak tüketme yöntemi limon içinde fermente edilmiş sarımsak ürünleridir.

  • Yapılan araştırmalar elektro manyetik alanların yağ hücresinin hacmini büyüttüğü yönündedir. Manyetik alandan kendinizi korumak için cep telefonunu kulaklıkla kullanmanız gerekir. Mümkün olduğu kadar açık her türlü elektronik aletten uzak durulmaya çalışılmalıdır. Bedende biriken elektromanyetik radyasyonu atmak için her gün bir çay kaşığı kadar kimyon almak bedende biriken radyasyonu uzaklaştıracaktır.kimyon ve gingo biloba (japon eriği) spirulina radyasyonu bünyesine alıp dışarı atan başlıca gıdalardır.
  • Sağlığınız ve kilo kontrolü için akşamları bir avuç kaya tuzu eklenmiş ılık suda ayaklarınızı bekletip biriken manyetizmayı ve statik elektriği bedeninizden atabilirsiniz. Tuzlu su yöntemi geçiştirilmemesi gereken çok etkili bir yöntemdir.Bu uygulama (foot soak) stres ve depresyon tedavisinde yardımcıdır.
  • Bedeninizdeki negatif enerjiyi uzaklaştırmanın başka bir yolu ametist taşlarına fiziksel temastır. Kuartz kristalleri belli zaman aralıklarıyla yapılarına aldıkları negatif iyonları nötür hale getirmek için deniz tuzu eklenmiş suda 1-2 gün bekletilmelidir. Alternatif olarak bir gün boyunca güneşte bekletmek ve toprağa gömmekte aynı etkiyi gösterir.
  • Uyuduğunuz odanın zifiri karanlık olması gerekir. Zayıf ışıklar bile bedenin yağ yakıcı bir hormonu olan melatoninin salgılanmasını engelleyerek kilo alımını kolaylaştırır. Yatak odasının dışındaki mekanlarda ışıkların söndürülmesi pek mümkün olmayacağından ışık kaynakları duvar köşelerinden yansıyacak şeklinde konumlandırılmalıdır.

Aynı zamanda çok geç saatlere kadar ışığa maruz kalmak melatonin hormonu ve büyüme hormonu olan HGH’nin (human growth hormon) salgılanmasını bozarak daha kilolu ve daha hızlı yaşlanan biri olmanıza yol açar. Özellikle florasan ışıkları bedendeki yağ yakıcı hormonları sekteye uğratır. İnsanoğlu son 200 yıldır düzenli yapay ışık kaynaklarına maruz kalmakta ve bu nedenle günümüzde obezite sık görülen bir hastalık haline gelmektedir.

  • Meyvelerle gıdaları aynı zaman diliminde tüketmek sindirim sürecini bozmakta ve karaciğer hücreleri üzerinde alkol almış gibi etki yapmaktadır .Burada ortaya çıkan alkol metil alkol türevleri olup karaciğere ve tüm bedene ciddi toksik etkisi vardır. Bu yüzden meyvelerin yemeklerden 2 saat önce veya 2 saat sonra tüketilmesi gerekir.

Yemek sonrası tatlı tüketimi de sindirim sürecini bozar. Tatlı tüketiminden vazgeçilemiyorsa yemeklerden yarım saat önce tüketilmesi daha sağlıklı bir seçenektir. Bedenin basit şekere karşı duyduğu isteği engellemek için kuru hurma, kayısı ve incir gibi ürünler ara sıra tüketilebilir.

  • Alkali seviyesi PH 7.3 ve üzeri 1.5 litre su içilmesi genel sağlık için temel kuraldır. Bu kural hiç bir şekilde geçiştirilmemelidir. Su yaz ve kış ılık olarak içilmelidir. Buzdolabında beklemiş su alkali özelliğini kaybederek asidik hale geldiğinden bedende yağlanmayı yol açar. Özellikle soğuk su içilmesi göbek bölgesinde yağ oluşumunu hızlandırır. Ne kadar fazla asit o kadar fazla yağ hücresi anlamına gelir.
  • Ağır et proteinleriyle birlikte alınan azot kilo almayı hızlandıran başka bir etkendir. Proteinli gıdalarla birlikte brokoli, tere otu, roka, maydanoz gibi yeşillikler tüketildiğinde gıdalardaki fazla azot bedenden bir miktar atılabilir.
  • Pekseteryan beslenmede et olarak sadece balık ürünleri tüketilir. Ağırlıklı Pekseteryan beslenme şekli kanser ve bir çok hastalığın oluşmasını engeller.
  • Klor önleyici olmayan bir duş sistemindeki klor ve dioksin kimyasalları 42 derecenin üstünde formaldehit ve kadınlık hormonu olan östrojen türevlerine dönüşmektedir. Bunun için önlem olarak 42 dereceden düşük ısılarda duş almanız veya klor önleyici duş filtreleri kullanmanız gerekir.
  • Teflon tavalarda ki PFOA ve PFOS gibi kanserojen maddeler Troit hormonunda bozulmaya yol açar. Özellikle çizilmiş teflon tavalar yüksek derecede kanserojen etki gösterir ve hiçbir şekilde kullanılmamalıdır.
  • Amalgam dolgular beşyüzün üstünde farklı hastalığa yol açabilmektedir. Doğru prosedürleri uygulayan hekimlerle amalgam dolguların çıkarılması ve kompozit dolgularla değiştirilmesi gerekir. Amalgam dolgu içerisindeki civa doğadaki en zehirli maddelerin başında gelir ve bir çok hastalığınızın nedeni olabilir.Bu makalede en fazla önem vermeniz gereken konu ucuz olduğu için Türkiye’de çok sık kullanılan amalgam dolguların zararlarından kendinizi korumanızdır.

Bir çok Avrupa ülkesinde amalgam dolgular kanserojen etkiye yol açtığı için yasaklanmıştır. Ezilmiş kişniş tohumlarından yapılan çay ve limonlu kamboucha mantarı çayı civa gibi ağır metalleri belli oranlarda organizmadan uzaklaştırır. Hücre içi Matrix yapısına geçen civanın atılması için düzenli olarak uzun yıllar alkali suların içilmesi gerekir.

  • Ağır metal birikimine yol açan diğer ürünlerden olan makyaj malzemeleri, deodorant, parfüm, duş jeli, kimyasal oda spreyleri, şampuan, deterjanlar, çamaşır suyu gibi temizlik malzemeleri alternatif sağlıklı yaşam ürünleriyle değiştirilmelidir.

Özellikle alüminyum içeren ter önleyici koltuk altı deodorant ürünleri lenf işleyişini bozarak meme ve lenf kanserlerinin ana sebebini oluşturur.

  • Şebeke sistemindeki sularda yoğun ağır metal ve klor bulunmaktadır. Yemek pişirmede kullanılacak şebeke sularının dört -sekiz saat kadar bekletilip klorun buharlaşması sağlanmalıdır. Klor buharlaştırılmadan kaynatılan çay veya yemek suları formaldehit kanserojen maddesine dönüşmektedir.
  • Gıda alımı esnasında su içilmesi sindirim sistemini yavaşlatmaktadır. Öğünlerden bir saat önce ve 2 saat sonra su tüketilmesi gerekir. Aksi taktirde sindirim süreçleri bozulduğu gibi yoğun gaz oluşumu kaçınılmazdır. Gün içinde 1,5 litrenin üzerinde su tüketimi sağlığı negatif etkilemektedir. Günde 1,5 litreden fazla su tüketmenin böbrekteki division ve konsantrasyon mekanizmalarını bozduğunu gösteren bilimsel çalışmalar vardır.
  • Yeşil yapraklı sebzelerin her zaman 5 dakika kadar sirkeli su içinde bekletilmesi sebze kaynaklı parazit geçişini engellemek için gereklidir. Örneğin; tere otunda bulunan kancalı bir parazit türü sadece sirkeli suda bekletilerek uzaklaştırılabilir. Bu parazit karaciğerde kist oluşumuna yol açmaktadır.
  • Bağırsak florasında ki faydalı bakteriler antibiyotikler ve kötü beslenme sonucu zamanla azalarak flora bozulur. Bunun için güçlü probiyotik kaynaklarından olan kefir, Kombo mantarı, boza, incir, yer elması sık sık kullanılmalıdır. Yoğurt probiyotik olmayıp prebiyotik yani probiyotiklerin çoğalmasını kolaylaştıran bir gıdadır.
  • Mevsime uygun beslenme sağlıklı beslenme kuralları içinde en önemli husustur. Yazın başta meyve olmak üzere buharda pişmiş sebze ve çiğ sebzelerle ağırlıklı beslenmek beden ısısını düşürmek için gerekli olan gliloz ve saf su ihtiyacını temin eder.
  • Kış mevsiminde yaz mevsiminden farklı olarak beden ısısının ve yağ depolarının artırılması gerekir. Bunu mümkün kılacak gıdalar karbonhidrat gurubundan kök sebzeler patates, şeker pancarı, tahıllardan buğday, yulaf, pirinç, baklagillerden nohut, fasülye, börülce, çiğ yağlı kuru yemişlerden fındık ceviz, fıstık gibi gıdalar tüketilmelidir.
  • İlaç ve bitkisel destekler bir miktar balla birlikte alındıklarında etki gücü artmaktadır. Şeker molekülü hastalıklı hücreye taşıyı geçiş görevi görmektedir. Nabıza göre şerbet verme deyişiyle ikincil anlamda de bu gerçeğe dikkat çekilmek istenmektedir.

Not : Bu uygulamalar genel sağlığı destekleyici ve kilo kontrolünü yapmanızı kolaylaştıran ilkelerdir. Yaşam biçimi haline dönüştürülmesi gerekir. Kilo kontrolünü amaçlıyorsanız kesinlikle tartıya çıkmıyorsunuz. Sadece kendinizi aynada gözlemlemelisiniz ve bir mezura ile göbek çevrenizi ölçerek farkı anlayabilirsiniz.

Zamanla daha inceldiğinizi ve fitleştiğinizi fark edeceksiniz, bedeninizde daha fazla kas kitlesi oluşmaya başladığı için kilonuz çok değişmese bile daha fit görüneceksiniz.

Bunun sebebi kas hücrelerinin yağ hücrelerinden daha ağır olmasıdır. Örneğin 1 kilo yağ hücresi bir kilo kas kitlesinden 3 kat daha fazla hacim tutar. Zayıflarken çok inceldiğiniz halde kilonuzun çok az değişmesinin ana sebebi budur.Benzetme yapacak olursak bir kilo metalle bir kilo plastiğin kaplayacağı alanı düşünerek bu durumu daha iyi anlayabiliriz.

Unutmayın tartıya çıkarsanız hiç bir başarı sağlayamazsınız bu NLP teorilerini kapsayan bir konudur.

Beden ağırlığınız düzenli olarak tartıldığınızda ve kilonuzdaki azalmayı gördükçe bilinç altında bir tür açlık krizi ve tehlike sinyali oluşmaktadır. Evrim sürecinde sürekli açlıkla mücadele eden insan ırkı sürekli yağ depolama eğilimindedir. Özellikle aç kalındığında beyinde gelecekte yaşanabilecek kıtlık ihtimali sebebiyle önlem olarak yağ sentezlemeye başlayacaktır. Gün içinde 2 veya 3 ana öğünün tüketilmesi bu kısır döngünün kırılması için yeterlidir. Bilinen genel diyet önerilerinin aksine sık sık gıda tüketmek sindirim sürecini bozarak hastalıklara davetiye çıkarmaktadır.

“İnsan ne yiyorsa odur.aldığınız gıda ilacınız, aldığınız ilaç gıdanız olsun.”

                                                                       Hipokrat

 

    Not: ‘SAĞLIKSIZ GIDALAR VE UYGULAMALAR‘ makalesiyle birlikte değerlendirilmelidir.